8 Nisan 2013 Pazartesi

15 GÜNLÜĞÜNE SADECE ANNE

Yıllık iznimdeyim ve evdeyim ve sadece 15 günlüğüne ANNEYİM...Nefes almaya başladım sanki.Hayatım böyle olsaydı ne vardı sanki çalışmasaydım.Ama ama diye başlıyor bir standart türküüsü tutturmuşum söylüyorum.
Çalışıyorsam senin için oğlum:Sen kolejlerde oku ,istediğin oyuncağı alabil!
Yazarken bile kendimden tiksindim ne kadar maddesel di mi?Ne kadar etiketçi...ne var sanki mahalledeki ilkokula gidebilse...ben gittim bi zararını görmedim ne var CEO olamadımsa ondan mı sebep?
Kafam karmakarışık evde mi kalmalı ,işte mi olmalı bilemedim.Elbette isviçreli bilimadamları bunada bi açıklık getirmiştir ama pek umrumda değil ben ne hisseetiğime bakarım arkadaş!
EVDE OLMAKTAN ÇOK KEYİF ALIYORUM!Belki bu süre uzarsa farklı şeyler yazılabilir ama şu anda hissettiklerim tezat.
Çalışmak özgürlüktür demişti biri belkide doğrudur ama şu anda hücrelerim bunu anlamayacak kadar duygusal.Sabah kalktğımda Kuzey'in yanında olabilmek işte bu paha piçilemez....

2 Eylül 2012 Pazar

İSTEMEK


Uzun zaman oldu yazmayalı...Artık eskisi kadar internette dolaşıp oraya buraya saldırıp araştırmalar yapıp etrafıma ahkam kesmiyorum.Akışına bıraktım,gidiyorum...Ne kadar çok şey bilirsen o kadar mutsuz olursun demiş Toltsoy ne güzel demiş...Bazen akıntıya kürek çekmemek lazım.
Yardım istedin mi zaten bir yerlerden bir şeyler gelip seni buluyo...Anahtar kelime-istemek-

29 Mayıs 2012 Salı

DENGEMİ BOZMAYINIZ

Kafam bulanık,biraz öyleyim biraz böyle...Bir dengesizlik halidir gidiyor.Tutturamadım doğruyu,yanlışı yoksa bunlar hikaye mi doğru ne yanlış ne?Sadece olan var öyle mi....gerisi hikaye!
 
sizin alınız al inandım

morunuz mor inandım

tanrınız büyük amenna

şiiriniz adamakıllı şiir

dumanı da caba

dumanı da caba



bütün ağaçlarla uyuşmuşum

kalabalık ha olmuş ha olmamış

sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum

ama sokaklar şöyleymiş

sokaklar şöyleymiş

ağaçlar böyleymiş

sokaklar şöyleymiş

ağaçlar böyleymiş



ama sizin adınız ne

benim dengemi bozmayınız

ama sizin adınız ne

benim dengemi bozmayınız



sokaklar şöyleymiş

ağaçlar böyleymiş

sokaklar şöyleymiş

ağaçlar böyleymiş



aşkım da değişebilir gerçeklerim de

pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı

yan gelmişim diz boyu sulara

hepinize iyi niyetle gülümsüyorum

hiçbirinizle döğüşemem

siz ne derseniz deyiniz

benim bir gizli bildiğim var

sizin alınız al inandım

morunuz mor inandım

ben tam kendime göre

ben tam dünyaya göre

ama sizin adınız ne

benim dengemi bozmayınız



sokaklar şöyleymiş

ağaçlar böyleymiş...

27 Mayıs 2012 Pazar

Pazar sendromu yaşıyorum...Başım  dönüyo ,pek keyifsizim ,enerjim düşük .Çarşamba akşamı Kuzey'in ayağının üstüne basamaması bizi ailecek yordu çok şükür bi şey yok ama bunu duyana kadarki geçen zamanda hissettiklerimi anlatmam zor.ALLAH evlat acısı çeken,hasta olan bebelerin ailelerine yardım etsin o kadar zor bi sınavki!
Bi diğer  gündem maddemiz sevgili kardeşimin 22 hazirandaki düğünüü onlar oradaaa uzakta ne hazırlık ne telaş içindeler kimbilir ama ben buradan sadece telefonla şahitlik edebiliyorum napim ?Ben burdayım onlar orda... bendeki Kıyafet telaşı bir kaç mağazaya girdim ama içime sinen beni vuran bi şey olmadı sanırım Nuro nun düğününe giydiğim ipekyoldan alınma elbisemi giyecegim çok güzel bi elbiseydi o zamanlarda aranıp dururken karşıma bu elbise çıkıvermişti...Elbiseye ağırlık vereceğime takıya ağırlık veririm bende :P
Yaa işte bunlar güzel telaşlar ...darısı benim oğluma diye bitirmeden edemicem  bu yazıyı...:)

Bu defa resim bulamadım ortaya karışık bi yazı oldu :)

13 Mayıs 2012 Pazar

80'ler

Bir 80'ler takıntısı başladı bende sormayın gitsin!Kıyafette mi ,evde mi,mutfakta mı,müzkte mi nerde ararsanız ben orda tam 80'lerdeyim...Çok seviyorum...Çocukluğuma mı dönüyorum nedir ,çözemedim :)
Hem bi 80'ler takıntısı hem bi doğal hayatı yaşama ve yaştma çabaları ...memnunum yani bu gidişattan :D

Aslında bu hikaye şöyle başladı efendi:Ben,2010 yılında hamile kalınca önce sigarayı bıraktım(alkolü saymıyorum bile),sonra onu yeme bunu yeme falan derken kendime bayağı dikkat eder oldum ki....Üniversite yıllarını nescafe ,mallboro ve biskrem ile geçiren ben..Doğal hayat gurusu oldum..Yoga,meditasyon,saglıklı beslenme hepsi oğlum Kuzey içindi...Çok şükür iyide oldu bu bilinçlenmeden gayet memnunum ...HİÇ BİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMASIN SÜREKLİ GELİŞSİN,DEĞİŞSSİN!
Sonraaaa yani doğumdan sonra SÜT VERME SERONOMİSİ başladı o da bol stresli,bol endişeli geçen bir dönemdirki.. beslenmeyle ve psikoloji ile bayağı yakından ilgilidir ...Neyse o süreçtede yine dikkat ettim yediğime içtiğime benden çıkan kutsal bir sıvı küçücük el kadar bebeye can veriyordu MUCİZE arıyorsan çok uzağa gitmeyeceksin arkadaş tam burnunun dibinde oluyo herşey aslında.

Hülasa,artık eskisi kadar dikkat etmeyip kaçaklarım olsada (cola ,cips,gofret,jelibon) kesinlikle  ve kesinlikle alkol ve sigara dolu hayatıma kaldığım terden devam etmeyip yarı anne yarı deli, bi anne  modunda hayatıma devam ediyorum.

Paketlenmemiş şeyleri tüketmeye çalışssakta Kuzey çıbık kraker ve cici bebe bisküvizi yiyor en azından sadece bunları yiyor çok da seviyor :(
Belki Kuzey yaşında olupda bunları hiç tatmayan bebeklerde vardır ama bende birazım ya birazda ondan yiyor işte napimm :)

Herşeyde oldugu gibi doğallığı yaşamaya çalışırken İFRAT TEFRİT'e kaçmamak lazım.

Bu arada bugün bana anneler günü hediyesi ne geldi -yer sofrası- artık akşam yemeklerni gayet geleneksel yaşamak istiyorum :))

sevgi ve mutlulukla kalın !

22 Nisan 2012 Pazar

ZAMAN

Uzun zaman oldu yazmayalı...Doldu bu gönül belki..Doldu doldu da taşamadı..Şimdi çocukluğun,gençliğin tohumlarının atıldıgı o ince uzun yerde memleketten bunları kardeşimin bana yeni aldığı notebook ile bu satırları yazmayı nasip etti bana...ALLAH GÖNLÜNE GÖRE VERSİN GÜZEL KALPLİ KARDEŞİM!
Yarın yolculuk var 10 günlük saltanat yarın sona eriyor,İSTANBUL bizi bekliyor.Onuda artık canavar olarak görmüyorum o da bir diğer şefkatli kol beni saran başta biraz hırpaladı,yordu ,türlü türlü sınavlar,tuzaklar kurdu yollarıma ama sonra anladı beni.Barıştık artık iyi geçiniyoruz.Burasıda orasıda beni ben yapan yerler .Kim bilir : ) Ben bilmem ALLAH bilir!

Son yazdıgım yazının üzerinden yağmur yağdı,bulutlar çekildi.Güneş yeniden bize yüzünü gösterdi...

9 Ekim 2011 Pazar

BAŞLIKSIZ YAZI

Bu blog esas olarak Kuzey için yazılan notlardan oluşuyordu fakat biricik hayat arkadaşım babasına sessizce veda ediyor,usulca alnını okşayarak,öpüp,koklayarak,kaşıkla su içirerek belki bir nefes duman vererek...
Ne yazsam o kadar boş gelirki sana,ben yazarken  bile öyle hissediyorum...Yanında olabilmeyi,sana destek olabilmeyi çok isterdim aşkım ama yapamıyorum.Demekki sen bunları tek başına göğüsleyecek kadar güçlüsün.Ben daha yeni farkedebildim.Senin demir gibi bükülmez oldugunu.Daha dünkü çocuktun gözümde 1 günde o kadar büyüyüverdinki...
Bu zor günleride atlatıcaz,herşey normale dönücek...Sen,babanın eksikliğini hep hissedicen ama o sana uzaklardan gülümseyip ne kadar mutlu  oldugunu bir şekilde anlatacak...

seni çok seviyorum aşkım!